Atatürk Adını Neden Kamal Yaptı? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir psikolog olarak, insan davranışlarının arkasındaki motivasyonları anlamak her zaman ilgi alanım olmuştur. Bir davranışı anlamak, sadece fiziksel ya da dışsal bir hareketi çözümlemekle sınırlı kalmaz; aynı zamanda o davranışın derinlerinde yatan düşünsel, duygusal ve sosyal boyutları keşfetmek gereklidir. Bugün, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün adını neden “Kamal” olarak değiştirdiği konusunu ele alırken, bir liderin bu tür derin ve sembolik bir değişikliği nasıl ve neden yaptığını psikolojik açılardan çözümleyeceğiz. Kimlik ve Bireysel Kimlik Değişimi Psikolojinin temel kavramlarından biri, kimlik arayışıdır. Bireyler, hayatları boyunca kimliklerini şekillendiren çeşitli deneyimler ve toplumsal etkileşimlerle…
8 YorumEtiket: de
İyilik Yapan Ne Demek? Eğitim ve Pedagoji Perspektifinden Bir Bakış Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Eğitimci olarak, her gün gözlemlediğim en önemli şeylerden biri, öğrenmenin sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda insanın içsel dönüşümünü sağlamasıdır. Öğrenme, bir bireyin dünyayı ve kendisini anlama biçimini değiştirir. Bu değişim, bazen küçük bir iyilik yapmanın ne demek olduğunu anlamak gibi basit ama derin sorularda kendini gösterir. İyilik, yalnızca başkalarına yapılan bir eylem değil, aynı zamanda kişinin iç dünyasında bir farkındalık yaratma sürecidir. Peki, “İyilik yapan ne demek?” sorusuna pedagogik bir yaklaşımla nasıl cevap verebiliriz? Bu yazıda, iyiliğin eğitimsel ve toplumsal bağlamda nasıl anlam kazandığını keşfedeceğiz. İyilik…
10 YorumKasa Tipleri Nelerdir? Çeşitliliğe, Kimliğe ve Güvene Dair Bir Hikâye 🔐🌍 Hayatın her alanında olduğu gibi “kasa” meselesi de sanıldığından daha derin. Basitçe “para koyduğumuz demir kutu” ya da “bilgisayarın donanımını içine yerleştirdiğimiz kutu” gibi görünebilir ama aslında kasa dediğimiz şey, güvenliğin, kimliğin, sahiplenmenin ve hatta toplumsal eşitsizliklerin de bir yansımasıdır. Bu yüzden “Kasa tipleri nelerdir?” sorusunu sadece teknik bir liste gibi ele almak yerine, çeşitlilik, toplumsal cinsiyet ve sosyal adalet ekseninde ele almak, meseleyi daha anlamlı kılar. — 🔎 Kasa Sadece Eşya Değildir: Güvenlik, Sahiplik ve Temsil Kasa, en temel anlamıyla “koruma” işlevi görür. İçinde para, mücevher, belge ya…
16 YorumHeyet Raporu Ücreti Ne Kadar? Felsefi Bir İnceleme Felsefe, insan düşüncesinin en derin katmanlarına inmek ve dünyayı farklı bakış açılarıyla anlamak için bir yolculuktur. Filozoflar, varoluşun anlamını, etik değerleri ve bilgiye dair doğruyu aramışlardır. Aynı şekilde, gündelik hayatımızda sıkça karşılaştığımız sorunlar, sadece pratik çözüm önerileriyle değil, felsefi bir bakış açısıyla da ele alınabilir. Birçok profesyonel alanda olduğu gibi, eğitim, hukuk ve tıp gibi disiplinlerde de uzman görüşlerine dayalı raporlar önemli bir yer tutar. Ancak, bir raporun değeri, onun hazırlık süreci, içerdiği analiz ve düşünsel derinlikle belirlenir. Peki, bu raporların ücreti ne kadar olmalıdır? Bir raporun değeri, onu yazan kişinin bilgi…
10 YorumHangi Ürünler Gümrükte Takılır? Tarihsel Bir Analiz Geçmişi Anlamaya ve Günümüzle Bağ Kurmaya Çalışan Bir Tarihçinin Bakışı Tarih, bir nehir gibi akar; geçmişin izleri, bugünün kalbinde yankı bulur. Her dönemin kendine has sosyal, ekonomik ve kültürel koşulları vardır. Geçmişi anlamak, yalnızca eski zamanları incelemekten ibaret değildir. Aynı zamanda, bu geçmişin bugünü nasıl şekillendirdiğini ve toplumsal dönüşümleri nasıl yönlendirdiğini anlamaya çalışmaktır. Gümrük, bu dönüşümün en somut örneklerinden biridir. Eski çağlardan günümüze, gümrükler sadece ticaretin değil, aynı zamanda toplumların sosyal yapılarının, ekonomik stratejilerinin ve kültürel değişimlerinin de bir yansımasıdır. Bugün, gümrükte takılan ürünlerin ne olduğunu anlamak, aynı zamanda tarihsel süreçleri ve toplumsal…
8 YorumOyaji ne demek? Geleceğin toplumunda bir kelimenin değişen anlamı “Oyaji ne demek?” diye sorduğun anda aslında yalnızca bir kelimenin anlamını değil, Japon kültürünün derinliklerinde saklı bir sosyal algıyı da merak etmeye başlarsın. Benim için bu kelime, geleceği düşünmenin eğlenceli bir başlangıç noktası: Toplum yaşlandıkça, roller değiştikçe ve nesiller arası ilişkiler yeniden tanımlandıkça, belki de “oyaji” sadece ‘baba’ ya da ‘yaşlı adam’ anlamına gelmekten çok daha fazlasını temsil edecek. Haydi gel, bu kelimenin geçmişinden geleceğine uzanan yolculuğunu birlikte kuralım. Oyaji: Kelimenin bugünkü anlamı ve duygusal tonu “Oyaji” (親父), Japoncada genellikle “baba” anlamına gelir; ama resmi ve saygılı “otōsan” yerine daha samimi,…
10 YorumAkgünlük ile Günlük Aynı mı? Varlığın İsimleri Üzerine Felsefi Bir Deneme Bir filozof için her kelime, düşüncenin yankılandığı bir mağaradır. Sorduğumuz basit bir soru bile, varlıkla dil arasındaki derin bağı ortaya çıkarır. Akgünlük ile günlük aynı mı? sorusu, yüzeyde botanik bir ayrımı arıyor gibi görünse de, aslında adın, özün ve bilginin doğasını sorgular. Çünkü her isim bir sınırdır; fakat her varlık, o sınırın dışına taşar. Bu yazıda konuyu etik, epistemolojik ve ontolojik üç eksende ele alacağız. Adın Felsefesi: Dil, Kimlik ve Ayrım “Akgünlük” ve “günlük” kelimeleri kulağa benzer, hatta birçok kişi onları aynı bitki sanır. Oysa doğada olduğu kadar düşüncede…
10 YorumGlokalleşme Nedir Sosyoloji? Pedagojik Bir Bakış Bir eğitimci olarak en çok inandığım şey, öğrenmenin yalnızca bilgi aktarımı olmadığıdır; öğrenme, bireyleri dönüştüren, toplulukları yeniden şekillendiren ve dünyayı anlamlandırmamıza yardımcı olan güçlü bir süreçtir. İnsan, öğrendikçe değişir, değiştikçe de çevresini dönüştürür. İşte bu dönüşümün merkezinde yer alan kavramlardan biri de glokalleşmedir. Sosyolojide glokalleşme, bireyin ve toplumun küresel olan ile yerel olanı nasıl harmanladığını, kendi yaşam pratiklerine nasıl uyarladığını anlamak için kullanılan önemli bir mercektir. Glokalleşme Kavramının Sosyolojik Temeli Glokalleşme, küresel (global) ile yerel (lokal) olanın birleşiminden doğan bir kavramdır. Sosyoloji açısından bu kavram, toplumların küresel etkilerle karşılaştıklarında kendi yerel kültür, değer ve…
12 YorumHamdolsun ve Elhamdülillah: Kalbin Şükrü, Dilin Duası Bir sabah kahveni eline alıyorsun, dışarıda güneş yeni doğmuş. Kuşların cıvıltısı, rüzgârın hafifliği, içini saran huzur… O an dilinden dökülen tek kelime: “Hamdolsun.” Bazen bir sınavdan başarıyla çıkınca, bazen sadece nefes alabildiğin için, bazen de hiçbir sebep yokken… “Elhamdülillah.” İşte bu iki kelime, insanın varoluşuna, iç dünyasına ve hayata bakışına dair en sade ama en derin ifadelerden biridir. Kelimenin Kökenine Yolculuk “Hamdolsun” Türkçede sıkça kullandığımız bir şükür ifadesidir. Arapça kökenli “Elhamdülillah” kelimesinden türemiştir. “Hamd”, övgü ve teşekkür anlamına gelir; “Allah” ise bu övgünün yöneldiği tek kudret sahibidir. Yani “Elhamdülillah” demek, “Tüm övgüler, tüm…
16 YorumGelecek üzerine düşünmek, bazen bugünü anlamaktan daha heyecan verici olabilir. Özellikle inançların ve ibadet biçimlerinin gelecekte nasıl şekilleneceğini hayal etmek, hem bireysel hem de toplumsal dönüşümlere ışık tutar. İşte bugün sizlerle “Alevi nasıl ibadet eder?” sorusunu yalnızca bugünün değil, yarının da merceğinden bakarak ele almak istiyorum. Gelin birlikte bir beyin fırtınası yapalım. Gelenekten Geleceğe: Alevi İbadetinin Köprüleri Alevi inancı, yüzyıllardır cem evlerinde gerçekleştirilen cem törenleriyle, semahıyla, deyişleriyle ve insana odaklı yaklaşımıyla bilinir. Bu ritüellerin özü; sevgi, birlik, adalet ve eşitliktir. Ancak gelecek nesiller, hızla değişen dünyada bu köklü değerleri nasıl taşıyacak? İşte tam da burada vizyoner bir bakış açısı gerekiyor.…
8 Yorum