İmsakla Ezan Arası Kaç Dakika? Hayatın İki Arasında Kalan Zaman
Hayat gerçekten de bazen zamanla savaşa dönüşüyor, özellikle de İmsakla ezan arası kaç dakika olduğuna karar vermek söz konusu olduğunda. Sabah namazını kılmadan önce, gözümüzü daha bir kere açıp “daha 5 dakika…” diyerek uykumuzu kovaladığımız o özel zaman diliminde, zaman adeta kayboluyor. Ama gerçekten bu kadar uzun mu? Bunu hep birlikte keşfedelim!
İmsak: Gözler Hala Uykulu, Ama Alarm Çaldı
Her şey bir alarm sesiyle başlar. Sabahın o erken saatlerinde, gözlerimi zorla açmaya çalışırken “İmsak vakti geldi” uyarısı gelir. Gözlerim yarı kapalı, kafamda tek bir düşünce: “Yavaşça gözlerimi kapatsam mı? Beş dakika daha uyusam mı?” Ama tabii, o beş dakika kayboluyor. Her şeyin “şimdi” olması gerektiğini bilecek kadar büyümüş olsan da, İmsakla ezan arasında geçen bu gizemli süreyi gözden kaçırmamalısın.
“İmsakla ezan arası kaç dakika?” sorusuna gelirsek, bazen bir saniye kadar kısa, bazen bir ömre bedel! Ama kesinlikle ruhunu tatmin etmez; zaman sadece akıp gider, geriye ise sadece pişmanlık ve biraz da uykusuzluk kalır.
1. Sahur Savaşları
Herkes gibi ben de sahura kalkıyorum ama kimseyi kandırmayın: O kadar kolay değil. Gözlerim açılmıyor, elimi doğru dürüst tutamıyorum ama bir şekilde mutfakta buluyorum kendimi. İmsak vakti yaklaşırken, gözlerim hala yarı açık ama beynim “çalışmak zorundasın” sinyali veriyor. İmsakla ezan arası kaç dakika olduğunu düşünürken, kafamda şu diyalog dönüyor:
Beyin: “Daha iki dakikan var, rahat ol.”
Beden: “Ama karnım aç, acıktım!”
Beyin: “Biraz daha uyu, sonra iki dakika geçiririz.”
Beden: “Ama o iki dakika, dünya tarihindeki en uzun iki dakika olabilir. Göreceksin!”
Ve böylece iki dakika, aslında bir ömre bedel oluyor. İmsakla ezan arası süreyi saymaya başlıyorum, çünkü ne kadar zamanım kaldığını bilmeden rahat edemiyorum. Her geçen saniye, biraz daha uzun geliyor.
Ezan: İmsaktan Sonra Gerçek Başlar
İmsakla ezan arası kaç dakika olduğunu artık çözemedikten sonra, nihayet ezan okunur. O ana kadar geçen süreyi bilmek imkansızdır; bazen 5 dakika gibi kısa bir zaman dilimi, bazen de bir sonsuzluk gibi gelir. Gözlerimi açmaya çalışırken, biraz da vicdanım devreye giriyor.
İç ses: “Ya bir dakika, gerçekten İmsakla ezan arasında 2 dakika daha olamaz mıydı?”
Beyin: “Vallahi bitti. Ama neyse, biraz daha yatmak olabilir.”
Beden: “Bir dakika, namaz vakti değil mi? Uyandıracak mıyız yoksa?”
İmsakla ezan arası kaç dakika sorusu kesinlikle net bir cevaba sahip olamaz. O yüzden biraz da “uyandırılmaya” gerek vardır! İmsak zamanını geçtikten sonra, ezan geldiğinde “vakit geldi” hissini iliklerinde hissediyorsun.
2. Namaz Arası Hızlı Değişim
Bazen sahura kalkıp namaz vaktini kaçırma kaygısı yaşadığın olur. Bu, senin için ne kadar normal değilse, aynı zamanda herkese hitap eden bir durum değil. Eğer sabahları namaz kılmıyorsan, belki de “İmsakla ezan arası kaç dakika?” sorusuna bir anlam veremeyebilirsin. Ama ben, o aradaki küçük zaman diliminde, bir yandan yemek yerken bir yandan namaz vaktini beklerken hayata farklı bir pencereden bakmaya başlıyorum. O kadar çok düşünceliyim ki, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini ancak ezan okunduğunda fark ediyorum.
İmsakla ezan arasında geçirilen anlar sadece bir başlangıçtır. O anı, hem bir çözüm, hem de içsel bir çözülme olarak yaşıyorum. Bu hayatın hızlı geçmesine rağmen, gözlerimi açıp zamanı durdurmak istediğim tek an!
İmsakla Ezan Arası Bir Savaş mı, Yoksa Bir Barış mı?
Peki, İmsakla ezan arası gerçekten ne kadar bir zaman dilimidir? Sahurdan sonra gözlerim açıldığında, beş dakika geçmiş gibi hissediyorum. Ama o kadar hızlı bir zaman dilimi var ki, insanlar bir bakmışsınız çözümleri bulmuş ve hayatı yaşadıkları vakti anlayamamışlar. İmsakla ezan arasında sorular çalıyor, düşünceler geçiyor.
İmsakla ezan arası kaç dakika sorusunun cevabını ararken, sabahın o az uykulu halini düşünmemek de mümkün olmuyor. Bir anda “tamam, iki dakika daha…” dediğinde, hayat seni bir adım ileriye taşıyor.
—
İmsakla ezan arasında her şey hızlıca geçiyor. Ama bu anları ne kadar düşündüğün ve üzerine düşündüğün önemli. Sonuçta zaman geçer, düşünceler arasında kayboluruz. O yüzden işin sonunda “İmsakla ezan arası kaç dakika?” sorusunun cevabını herkes kendince verir; bu hayatta önemli olan, geçen o zaman dilimini nasıl geçirdiğindir.