Gelecek üzerine düşünmek, bazen bugünü anlamaktan daha heyecan verici olabilir. Özellikle inançların ve ibadet biçimlerinin gelecekte nasıl şekilleneceğini hayal etmek, hem bireysel hem de toplumsal dönüşümlere ışık tutar. İşte bugün sizlerle “Alevi nasıl ibadet eder?” sorusunu yalnızca bugünün değil, yarının da merceğinden bakarak ele almak istiyorum. Gelin birlikte bir beyin fırtınası yapalım. Gelenekten Geleceğe: Alevi İbadetinin Köprüleri Alevi inancı, yüzyıllardır cem evlerinde gerçekleştirilen cem törenleriyle, semahıyla, deyişleriyle ve insana odaklı yaklaşımıyla bilinir. Bu ritüellerin özü; sevgi, birlik, adalet ve eşitliktir. Ancak gelecek nesiller, hızla değişen dünyada bu köklü değerleri nasıl taşıyacak? İşte tam da burada vizyoner bir bakış açısı gerekiyor.…
8 YorumEtiket: bir
Ahşap Dolap Ne ile Silinir? Kaynakların Ekonomisi Üzerine Bir Analiz Bir ekonomist olarak bilirim ki, her tercih bir fırsat maliyetidir. İnsan yalnızca para harcadığında değil, karar verdiğinde de ekonomi yapar. “Ahşap dolap ne ile silinir?” sorusu ilk bakışta gündelik bir temizlik eylemi gibi görünse de aslında kaynak kullanımına, tüketici davranışına ve toplumsal refaha dair daha derin bir ekonomik tartışmayı içinde barındırır. Çünkü her bez, her temizlik ürünü, her damla su — sınırlı kaynaklar ekonomisinin bir parçasıdır. Tüketici Davranışları: Tercihlerin Görünmeyen Maliyeti Ahşap bir dolabı silmek için kullanılan malzeme, bireysel bir tercihi temsil eder. Bu tercih, hem maddi hem çevresel maliyetler…
12 YorumYabani Bakla Yenir Mi? Toplumsal Normlar ve Kültürel Pratikler Üzerine Sosyolojik Bir Bakış Bir sosyolog olarak, toplumsal yapıların ve bireylerin etkileşimini anlamaya çalışırken, bazen en sıradan şeyler bile derin anlamlar taşır. Bugün, hepimizin hayatında bir şekilde yer alan, ancak pek çoğumuzun üzerinde durmadığı bir konuyu ele alacağım: “Yabani bakla yenir mi?” Bu sorunun cevabını yalnızca biyolojik ya da botanik açıdan değil, aynı zamanda sosyolojik ve kültürel bir perspektiften de incelemek istiyorum. Günlük hayatta hemen hemen herkesin karşılaştığı, ancak sosyolojik olarak çok az tartışılan bir mesele olan yabani bakla, aslında toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler çerçevesinde çok şey anlatıyor.…
10 YorumBir zamanlar, küçük bir kasabada yaşayan iki yakın arkadaş vardı: Mert ve Ela. İkisi de hayatlarında farklı yollardan geçiyor, farklı bakış açılarına sahipti. Mert, her zaman pratik ve çözüm odaklıydı; bir sorunla karşılaştığında, çözümü hemen bulmak isterdi. Ela ise her zaman duygusal ve empatik bir yaklaşım sergilerdi. O, insanları dinler ve onların hislerine değer verir, bu yüzden insanlar ona kolayca güvenebilirdi. Bir gün, kasabanın meydanında bir sohbet başlamıştı. Ela, kasaba halkının en eski dilini konuşarak, ”Haşiye ne demek?” sorusunu gündeme getirdi. Herkes sessizleşti, çünkü bu kelime kasaba halkının dilinde nadiren kullanılırdı. Mert, her zamanki gibi hemen çözüm arayarak, ”Haşiye, bir…
10 YorumHaşr Olursun Ne Demek? Farklı Yaklaşımlar ve Derinlemesine Bir İnceleme Merhaba sevgili okurlar! Bugün, üzerinde derinlemesine düşünülmesi gereken bir ifadeyi ele alacağız: “Haşr olursun”. Bu deyimi duymuşsunuzdur belki; fakat anlamı ve kullanımı bazen kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Hadi gelin, “Haşr olursun” ne demek, ve bu ifadeyi farklı açılardan nasıl yorumlayabiliriz, birlikte keşfe çıkalım. Erkekler genellikle daha objektif ve veri odaklı bir bakış açısına sahipken, kadınlar bu gibi ifadelerde daha çok duygusal ve toplumsal etkiler üzerine yoğunlaşırlar. Gelin, bu bakış açılarını birlikte karşılaştıralım ve siz de fikirlerinizi bizimle paylaşın! Haşr Olursun: Dini ve Toplumsal Bir Yorum İlk olarak, “Haşr olursun” ifadesinin…
14 YorumGeniz Eti ve Toplumsal Güç İlişkileri: Siyaset Bilimi Perspektifi Geniz eti—herhangi bir tıbbi terim olmaktan çok daha fazlasıdır. Bu küçük organ, yalnızca vücutta bir yer işgal etmez; aynı zamanda toplumsal düzenin, güç ilişkilerinin, kurumların ve ideolojilerin işlediği bir mecra haline gelebilir. Peki, geniz eti ve toplumsal yapıyı birleştiren bir noktada ne duruyoruz? Hangi güçler, toplumun sağlık sorunları üzerinden kurumsal yapılarına müdahale ederken, hangi ideolojiler bu tür meseleleri kendi çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirir? Geniz etiyle ilişkilendirilen toplumsal normlar, aile yapılarından, devlet politikalarına kadar uzanabilmektedir. Toplumsal düzen, geniz etini sadece bir sağlık sorunu olarak değil, aynı zamanda güç dinamiklerinin yerleştiği bir alan…
14 YorumGemici Kursu Kaç Gün? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin Gücü ve Anlatının Dönüştürücü Etkisi: Bir Edebiyatçının Girişi Edebiyat, yalnızca sözcüklerin bir araya gelerek anlam kazandığı bir alan değildir; aynı zamanda anlatıların, karakterlerin ve temaların ruhumuza dokunduğu bir dünyadır. Her bir metin, bir okurun içsel yolculuğunu şekillendirirken, bazen kelimeler çok daha fazlasını ifade eder; bir hayatı, bir dönemi, bir dönüşümü… Bugün, sizleri bu kelimelerle, farklı anlam katmanlarıyla yüzleştirmek istiyorum. “Gemici kursu kaç gün?” sorusu, belki de basit bir eğitim süresinden çok daha fazlasını anlatıyor olabilir. Bir gemicinin eğitim süreci, denizin derinliklerinden hayata dair derin anlamlara kadar uzanan bir yolculuk gibi düşünülebilir.…
12 YorumCinsellikte Halvet: Küresel ve Yerel Perspektifler Cinsellik, insanlık tarihi boyunca farklı kültürlerde, toplumlarda ve zaman dilimlerinde çeşitlilik göstermiş bir olgu olmuştur. Kimilerine göre kutsal bir bağ, kimilerine göre basit bir biyolojik ihtiyaç; cinselliğin anlamı, toplumların inançları, değer yargıları ve sosyal normlarına göre şekil alır. Bu yazıda, “halvet” kavramını ele alarak, cinselliğin farklı kültürlerde nasıl algılandığını, evrensel ve yerel dinamiklerin bu algıyı nasıl etkilediğini inceleyeceğiz. Halvet Nedir? Halvet, kelime anlamı olarak “yalnızlık” veya “gizlilik” anlamına gelir, ancak daha çok İslam kültüründe, iki kişinin, özellikle de evli çiftlerin, yalnız başlarına bir araya geldikleri, toplumsal gözlerden uzak bir durumu ifade eder. Halvet, cinsellik…
16 YorumDenizcilikte Güverte Nedir? Geçmişten Günümüze Bir Yolculuk Bir Tarihçinin Gözünden Güverteye Bakış Bir zamanlar denizler, insanlığın keşfetmeye, öğrenmeye ve gelişmeye dair en büyük meydan okumalarını sundu. Dalgaların üzerinde gezinmek, bilinmeyene doğru ilerlemek, adeta bir cesaret simgesiydi. O günlerden bugüne uzanan bir çizgide, denizciliğin temel yapı taşlarından biri olan güverte, sadece bir “yüzey” değil, insanlık tarihinin köklü bir parçası oldu. Hangi dönemde olursa olsun, gemiler insanın doğa ile olan mücadelesinin, toplumsal yapılarının ve teknolojik dönüşümünün aynası olmuştur. Bugün, modern gemilerde yer alan o geniş güverteler, dünün tahta güvertelerinin; bir zamanlar “keşifler çağının” zorlu yolculuklarının taşıyıcısıydı. Güverte, her şeyden önce bir yüzey…
14 Yorum